AHMET KAYMAK

19.11.2018
108

Hergelenin Gidişi

Evrende insanlar biyolojik varlıklardır. Doğar, büyür ve ölür. Ama bazıları doğar büyür, büyür ve büyür. Ölüm aklıları na gelmez.

Beğenmediğimiz Osmanlı da sarayda padişaha:
“Mağrur olma padişahım senden büyük Allah var.” diye padişaha hatırlatan, "ölüm de var” diyerek dolaşan bir görevli vardır. Keşke bunlardan belediyelere, meclise ve saraya birer tane koysak. Ayrıca hergelenin gidişi de var her gelenin gidişi de kaçınılmaz son. Firavun Ramses, Nemrut, Sultan Süleyman, İskender, Hitler, Kenan Evren, Demirel vs. Örnekleri çoğaltabiliriz. Kainatta küçücük bir galaksinin orta ölçekli bir güneş sistemindeki küçücük bir gezegende yaşıyoruz. Klasik olarak bir toz tanesi değiliz. Ama bu makam mevki koltuk hırsı nedir? Nedir bize insanlığımızı unutturan güç mü, şöhret mi, güzellik mi? Mezarımızdaki karınca ve böceklerin tüm bunları pek dikkate alacağını sanmam. Baki nin dediği gibi:
“Baki kalan kubbede hoş bir sada imiş”                        

Japonlar birisine usta demek için, o ustanın kendini geçecek bir çırak yetiştirmesi gerekirmiş. Bizde ise elinden tutup yetiştirmeyi boş ver benden sonrası tufan diyerek her sivrilenin kafasını koparırlar. Ne için kendi ikbal ve gelecekleri için. Olayı bir fıkrayla özetleyelim:
"Bir gün bir uçak düşer, tüm arama kurtarma birlikleri seferber olur. Güç bela enkaza ulaşırlar. Gördükleri manzara korkunçtur. Uçaktan sağ olarak kurtulan bir devlet büyüğü vardır ve yardımcılarından başlayarak diğer tüm yolcuları da yiyerek hayatta kalmıştır. Arama kurtarma şefi tüm diğer yolcuları yiyen devlet büyüğüne dönerek; “Tamam arkadaşlarınızın hepsini yiyerek hayatta kaldınız ama yahu be adam uçak daha dün düştü.”

Önseçim yaptırmayacak kadar demokratik, hamamyolu nu korniş  kaplayacak kadar sanattan anlayan,Tepebaşı belediyesi başkanıyla kavgalı ,halka hep tepeden bakan halka rağmen halkçı, trafik, pazarlardaki küfürler, altyapı, imar ve kenarla kavgalı,  Büyükerşen Eskişehir kendisine teslim mi emanet mi konusunda muhalif gazetecileri HERGELE likle suçlayıp. “Bu da gazeteciliğin hergeleliği” demiştir. Ben burada diyaloga girip hergele kim? Hergele ne? Ötesini berisini bilmem. 

Bildiğim tek şey; hiçbir şey baki değildir ve: “Hergelenin bir gidişi vardır.” 
Yine Yunusla bitirelim: “Ana rahminden geldik pazara, bir kefen aldık döndük mezara”

Dünyada yaşamıyor, dünyadan şöyle bir geçiyoruz. Zaman geçip giderken hoş kalın, sevgiyle kalın, arakanızda sevenleriniz ve sevdikleriniz baki kalsın.


Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.