NADİR YAZ

11.10.2018
240

Mankurtlaştırma (2.Bölüm)


MANKURTLAŞTIRMA – 2

Türk halkı mankurtlaştırılıyor! Dünyanın en sistematik soysuzlaştırma sistemi Türkiye’dedir. Soysuzlaştırma, uysal çocuk Türkiye örnek gösterilerek diğer İslâm ülkeleriyle Türk Cumhuriyetleri’nde de uygulanmaya çalışılıyor. İyi çocuk Türkiye! Söylenen şudur: “Batı medeniyeti, kayıtsız şartsız kabul edilecek seviyede üstün bir medeniyettir. Batı’da insanlar alabildiğine hürdür! Herkes dilediği gibi yaşar, dilediği gibi ilişki yaşar, dilediği gibi giyinir, yer içer!” Bu sözler neyi tarifi ediyor, mankurtluğu değil mi? Bir kere Batı medeniyetinin, “zalimliği” dışında bizden üstün bir tarafı yoktur. Batı’da ne tv’ler, ne basın yayın organları ne de insanlar alabildiğine özgür değildir! Batı kültürünü temsil eden ülkelerin halkları, kendi ülkelerince belirlenen kurallara bilâkayd-ü şart uymak zorundadır. Aksi takdirde yaptıklarının cezasını en ağır şekilde öderler. Batı ülkelerinde insan hakları, devletin yasalarına aykırı düşmediğiniz müddetçe vardır. Çete kuracaksınız, devlete karşı harekete geçeceksiniz, hele hele ayrılıkçı dernekler, örgütler kuracaksınız; böyle bir şey mümkün değildir! Ocağınızı söndürürler alimallah, yedi sülâlenizin kökünü kazırlar! Hem de öyle kazımak ki, türlü işkencelere, parçalara bölünerek…

Ne diyor Buş’un has adamı Çeni -adları batsın Türkçe okunuşu böyledir-: “Bir teröristin başı su dolu varile sokularak işkence yapılabilir!” İşkence ve soykırım yapmak Batılı toplumlarda insanların genlerine işlemiştir. İspanyollar, on dört milyon Güney Amerikalı Kızılderili’yi öldürürken, insan öldürmenin akıl almaz yollarını bulmuşlar, ölüm seanslarında kendilerinden geçmişler, parçaladıkları insanların etlerini köpeklerine atmışlardır. “Bir bıçak darbesiyle bu rezil Kızılderili’yi ikiye bölerim, yok bölemezsin!” benzeri çatlaklıklar ancak bir Batılıya yaraşır histeri çığlıklarıdır! İnsan öldürmenin zevkine varan milletlerden biri de Ermenilerdir! Ermeniler, soykırım yalanını öyle usturuplu öykülerle dile getirmişlerdir ki, sonunda kendileri bile aynı yalanın esiri olmuşlardır! Hırsızlığın en iyisini kim bilir, bir hırsız. İşkencenin kitabını kim yazmıştır, Batılı emperyalistler! Bunlar, hırsızlık, işkence, soykırım konularında o denli tecrübelidirler ki, her biri yarışmalarla ödüllendiriliyor, alkışlanıyor! Ermenilerin soykırım yalanı, “yalancılığın” kitabını yazan Yunanlıları bile kıskandıracak boyutlara ulaşmıştır! Fransız parlamentosunda malum yasa kanunlaşınca eyvah, dedim. Merak etmeyin, kanunun kabulünden dolayı değil, “konuşmasını bilmeyen… sürüye kurt getirir” sözü aklıma geliverdiği için. Nitekim biri kalkıp da: “Türkiye’de bulunan 70 bin Ermeni’yi sınır dışı edelim, demez mi? “Yuh” dedim, “Batı bizi bu kadar mı etkilemiş”, dedim. Dünyanın gelmiş geçmiş en âdil devletlerinden birinin kurucusu olan Türk çocuklarından biri nasıl olur da böyle haysiyetsiz düşüncelere kaptırır kendini, diye düşündüm, acaba bütün ruhumuzla Batılı mı olduk, mankurtlaştık mı diye hayıflandım. Bir garip tesadüf: “Bir hafta sonra Rusya’da 256 Türk işçisi öldüresiye dövüldü, ağızları burunları kan revan içindeki işçilerin tamamı Türkiye’ye döndü… Kanımı donduran ne oldu biliyor musunuz? Devletin hiçbir yetkilisi bu konuda tek bir laf etmedi. Böyle bir talihsizliği biz başkasına yapmış olsaydık, dünya ne yapardı acaba, dersiniz? Batı aynen şunları söyleyecekti: “Biz demiştik Türkler’in barbar olduklarını, biz söylemiştik Türkiye’de insan hakları olmadığını, biz demiştik ...”

Türk halkı mankurtlaştırılıyor! Dünyanın en sistematik soysuzlaştırma sistemi Türkiye’de... Soysuzlaştırma, uysal çocuk Türkiye örnek gösterilerek diğer İslâm ülkeleriyle Türk Cumhuriyetleri’nde de uygulanmaya çalışılıyor. İyi çocuk Türkiye! Söylenen şudur: “Batı medeniyeti, kayıtsız şartsız kabul edilecek seviyede üstün bir medeniyettir. Batı’da insanlar alabildiğine hürdür! Herkes dilediği gibi yaşar, dilediği gibi ilişki yaşar, dilediği gibi giyinir, yer içer! Bak Türkler de öyle yapıyor!” Neyi tarifi ediyor, mankurtluğu değil mi?