BERRİN KIRILMAZ

28.03.2018
114

İçimizi Kanatan Toplumsal Yara

Eskişehir haberciliğine yeni ve enerjik bir soluk katan “Haber Ötesi” internet kanalından herkese merhaba… Hızlı haberciliğin en yeni adresi haberotesi.com.tr adresindeki köşe yazılarıma “Nerde Kalmıştık?” diyerek bıraktığımız yerden aynı coşku, aynı heyecanla tekrar başlıyorum.

İşimiz; gündemi takip etmek ve o gündem içerisinden zaman zaman da gündemi kendimiz yaratmak. Gündem dedik de; yazacak o kadar çok şey var ki… Ama bu günlerde görmezden gelmenin mümkün olmadığı, içimizi kanatan, bizi insanlığımızdan utandıracak boyuta getiren bir durumla karşı karşıyayız, eğer bunu yazmadan geçersem vicdanımın sesi beni asla rahat bırakmaz.

Anladınız sanırım; bu toplumsal yaranın adı “Çocuklara Yönelik Cinsel İstismar”
İnsanı söylerken bile tüylerini diken diken eden, kalbinde derin yaralar açan bir konuyla ilk yazıma başlamak istemezdim doğrusu... Gel gör ki, aramızda insan kılığında dolaşan vahşi canavarlar yüzünden, hayata tertemiz gözlerle bakan, dünyanın her türlü kötülüğünden bî-haber olan o masum, o küçücük yavrular söz konusu olunca dünyadaki hiçbir şeyin önceliği olmuyor.

Başkalarının acılarını konuşurken ’ateş düştüğü yeri yakar’ derler ya, bu sefer iş böyle olmadı, ateş hepimizi yakıyor. Bir başkasının çocuğunun yaşadığı cehennemi biz ülke olarak kalbimizin en ince noktalarında hissediyoruz.
Toplum olarak ayaktayız. “Bu vahşete bir son verilsin, bu caniler cezasını en şiddetli şekilde çeksin” diye ülkenin tüm kesimlerinden sesler yükseliyor.
İdamsa idam, hadımsa hadım, içimizi kanatanlara en ağırı neyse o!


Tüm cezaların hafif kalacağı bu sosyal sapıklık yüzünden insanların toplumdaki diğer kişilere karşı bakışı ve algısı değişti. Kimin kime güveneceği konusunda derin tereddütler var. Bu tereddütlü havayı normale çekmek, güvenilir bir toplum yaşantısı sağlamak konusunda birinci görev devlete düşmektedir. Bu konuda hükümetin de konuyu ciddiyetle ele aldığını görüyoruz. İnsanlığa aykırı bu eylemler için en ağır cezâî yaptırımlar söz konusu. Cezâî işlemler elbette bu suçun caydırıcılığında en önemli yapı taşı ama işin aile boyutu ve çocuğun eğitimi boyutu da asla ihmal edilmemeli! Ülkenin bütün duyarlı organları da devreye girerek bu sorunun kökü, radikal bir şekilde kazınmalı.

Bizler toplumsal baskı unsuru olarak, bu işin önemine dikkat çektiğimiz sürece inanıyorum ki dünyaya “kötülük yaratığı” olarak gelmiş bu insanlar da yeryüzünden yok olmaya mahkûm olacaklardır.


Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Yazarın En Çok Okunan Yazıları