FATMAGÜL ÖZCAN

10.05.2018
550

Dost Eliyim

Dost eliyim
Havaya suya
Toprağa, insana...
Uzun hava, yanık ses,
Esmer bir tenim bozkırda...
Kavrulup güneşte
Sabrı yüreğimden süzenim
Yaslayıp sırtımı Anadolu’ya...
Çoğul çoğul gülümseyen çocuk gözlerinden
Buğulu sabahlara doğan neşeyim.
Kuş kanadı bulutla dost
Yırtıp göğün perdesini
Hattuşaş’ta Hitit güneşiyim.
Sevgiyim gürül gürül çağlayan
Salkım saçak söğüt dalıyım Sakarya’nın kıyısında
Kızılırmak’ta bereketim coşup taşan.
Ömürden dökülüp yürekten sökülür gibi
Gün görmemiş kınalı elde dokunan kilim gibi
İlmek ilmek örülüp lime lime sökülenim.
Rüzgârda tınıp güneşte donup
Arınıp durulup eriyenim.
Bir can için kül olup kula dönenim.
Çöktükçe içime hüznün tortusu
Buza kesen elimde şiirin korkusuyum.
Hamarat bir annenin
Yoksul öğün payında şükür
Mazluma cevap zalime soruyum
Köroğlu’yum Dadal’ım
Zulmün önünde ben de
Uzanan ele, dalım
Ne vakit aklını yitiren bir ritim duysam
Açıp kalbimin eteğini
Ruhuma 41kere maşallah deyip
Dünyayı fır dönen, çingeneyim.
Kilitsiz kapılarda sarıp sarmalanan bir çift kol
Nazımın satırlarındaki hasretim
Karacoğlan’ın sevdasıyım yitip giden
Veysel’in sazının teliyim söz söz gören.
Torunuyum Yunus'un
'Sevelim sevilelim' diyen...
Olduğum kadarım, göründüğüm gibiyim
Mevlana’nın davetine sualsiz gidenim
Derya denizim, renksiz kimliksiz insan denen şeyim
Derin bir maviyim, kıyı boylarında,
Munzur’da konuşan ters lale…
Hasan Dağı'yım Ruhi Su sesinde...
Kendi kıyımımda.
Sürgünümde saklarım hüznümü.
Ardına bakıp gidenlerin acılı türküsüyüm.
Yarım bir yüreğim el kapılarında
Çözemediğim düğümler kadar
Keskinim İskender’in kılıcında.
Salınırım yeşil başaklar arasında,
Bir gelincik tarlasında kırmızıyım.
Toprağım baktıkça veren
Susuz bir çölüm insanın acısında,
Dert edenim, dertlenenim
Gülenim, ağlayanım, ağlatanım.
Yaşamın ortasında her yöne yolcu
Her yönden esen rüzgâr
Oltada can çekişen balık
Her nefeste, her dinde, her dilde
Tüm seslerde ve tüm renklerde…
Ortaya karışık bir hayatım...


FATMAGÜL ÖZCAN
Yazarın En Çok Okunan Yazıları