BİREYSELLİK, BİREYCİLİK VE ÇÖKÜŞ…
Önce Batı’yı batırdılar…Aile kavramını yok ettiler…Herşeyi birey üzerinden ve bencillik üzerine tasarladılar…Ahlaksızlığı özgürlük olarak tanımladılar…
Katı kurallar ve ağır bedeller ile disipline ettikleri kendi insanlarını ahlak abidesi (!) olarak tanımladılar…Cinselliği özel, değerli ve anlamlı olmaktan çıkarıp bayağılaştırıp umumileştirdiler…Ve tamamen bozdukları kendi toplumlarının yapısını örnek olarak yaygınlaştırdılar…

İlk çöküş emareleri elbette ki kendi toplumlarında ortaya çıktı…Vatanları, ülkeleri ve değerleri uğruna savaşacak bir toplumları kalmadı…
Tüm değerler ekonomik refaha endekslendi…Evlilik kavramı ve anlamı tükendi…
Hızla yaşlanan , kendini yenileyemeyen ve yok oluşa doğru sürüklenen bir Batı var…
Sistemlerini ayakta tutabilmek adına refah vaadi ile nitelikli göç toplama peşindeler ki bu da kısa vadeli bir çözüm…
Makyavelizm kendilerini zirveye çıkarır zannettiler…
Hızla çıkartmış gibi görünse de çıktığından daha büyük bir hızla ineceğini anladılar…
O yüzden ki dünyayı ateşe vermek için bir an bile düşünmeyecek durumdalar…
O kadar tamahkarlar ki, dünya nüfusunun bir kaç milyona inmesi bile onları tatmin etmeyecek…
Yazdıkları türlü senaryolar ile insanlığı yok etmek adına çırpınıyorlar…
Pandemi…
İklim değişikliği…
Karbon emisyonu…
Ozon deliği…
Uydurma savaşlar…
Ancak Müslümanın imanı, azmi, dirayeti ve direnişi önlerindeki en büyük engel…
Küçücük GAZZE ve iki milyon Müslüman ile başedemediler…
Kendi insanlarına bile düşmanlar…
Bizde yetiştirdikleri self oryantalistler verdikleri tüm imkanlara rağmen 100 yıldır Türk Milleti’ni dönüştürmeyi başaramadı…
Verdikleri kısmi zararlar oldu ama hayal ettikleri sonuca ulaşmaya çok çok uzaklar…
Gelecek inananların olacak…