Eskişehir’de Siyaseti Ciddiye Almak
Eskişehir’de siyaseti ciddiye almak,
Vah ki ne vah..
Oyuncak olmuş resmen. Kendime o kadar üzüldüm ki, senelerdir sosyal medya yazarlığı yaparım, dünyanın birçok yerinden gönül dostum var ve henüz bir yıl önce ilk kitabımı çıkardım, ikincisi de kısa bir süre sonra çıkacak…
Ve ben yazdığım her satırı o yüzünü bile görmediğim insanlar için bile kimsenin gönlünün vebaline girmeden kul hakkına dikkat ederek düşüne düşüne yazıyorum.
Siyasi kimliği olan insanların doğru veya değil bir takım yaşanmışlıklarını, mahremlerini iki kapak arasına roman diye yazmak yazarlık değildir. Eğer o kadar kolay olsaydı inanın şimdi belki on kitabım vardı.
Allah, Alâk Suresini “Oku” indirirken bu özelliğini neredeyse tüm kullarına nasib etmiştir. Ama Kalem “Yaz” süresinde kalemin üzerine yemin ederken bu meziyeti her kuluna nasib etmemiştir. Dolayısı ile bu o kadar ciddi bir vebal ki.
Şimdi bir zamanlar AK Parti ilçe teşkilatında görev alıp adeta bugünkü adı kitap, içi dedikodu kumkuması eser cihetinden uzak karalama yumağına anlam yüklemek gibi bir vebal de işin başka vahim tarafı.
Bu insanların sadece isimlerini değiştirmek bahsi geçen elim iddiaları adeta daha fazla ayyuka çıkartarak çocuklarının eşlerinin ve bir sürü günahsız masum insanın bile vebalini boynuna almıştır. Diyorum ya; yazmak kolay olsaydı bugün, her gün yeni bir malzemeden kitap çıkardı.
Ortaya öyle bir şey çıkmış ki “edebiyat” gibi bir değerin “edebi” kısmını bile ayaklar altına almış olması ismini “yazar” yapmışsa bizim adımız başka bir şey olsun. Boşuna kafa patlatıyoruz, uykusuz kalıyoruz, “okur” dediğimiz gönül dostlarımız bizi ciddiye alsın diye her satırı defalarca gözden geçiriyoruz. Hatta her kesimden okurumuz var diye siyasetten uzak duruyoruz. Meğer siyaset bile bir kitaba malzeme olacak bir macera sebebi olabiliyormuş.
Ah be Reis o kadar üzlüyorum ki;
Emekleriniz kimlerin kaleminin oyuncağı oldu…