Site Rengi

DOLAR 8,2810
EURO 10,0045
ALTIN 483,05
BIST 1.428
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Eskişehir 21°C
Mevzi Sağanak
Eskişehir
21°C
Mevzi Sağanak
Cum 26°C
Cts 29°C
Paz 19°C
Pts 22°C

COVİD-19’u İyi Tanımalıyız!

COVİD-19’u İyi Tanımalıyız!
04.05.2021
A+
A-

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi ve T.C. Sağlık Bakanlığı COVID-19 Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Selma Metintaş, COVID-19 virüsünün klinik tablolarına ilişkin bilgilendirmede bulundu. ESOGÜ Haber’e açıklama yapan Prof. Dr. Metintaş, hastalığın yeni belirtilerine dikkat çekerek hastalığın iyi tanınması ve mücadele yöntemleri geliştirilmesi gerekliliğinin altını çizdi.

COVID-19’la mücadelede bir yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen, istenen başarı elde edilip hastalık kontrol altına alınamamıştır. Geçen bir yılda COVID-19’la mücadelede hastalıktan korunmak için tek bir önlemin yeterli olmadığı birden fazla önlemin uygulanmasının gerekli olduğu anlaşılmıştır. Aşı,hastalık kontrolü için son aylarda en büyük ümit haline gelmiştir. COVID-19 için etkili aşılar bulunmuştur, ancak aşı stokları henüz istenen düzeye ulaşmamıştır. Üstelik aşı tam koruyucu olmadığından ‘maske’, ‘mesafe’ ve ‘temizlik’ üçlemesiyle özetlenen tedbirlere uymaya devam edilmesi gerekliliği açıktır. Hastalık kontrolünde başarısı hiç yadsınamayacak sağlık otoritesine ait uygulamalardan birisi, filyasyon çalışmaları olmuştur. Sağlık örgütü çok sayıda filyasyon ekibi  kurarak temaslı takibi yapmıştır. Temaslı aranmasındaki en önemli etken hastaları erken dönemde bulmak ve mümkün olduğu kadar az bireyle temas etmelerini sağlayarak enfeksiyon zincirini kırmaktır. Filyasyon çalışmalarında başarının artırılmasında toplumdaki bireylerin kendilerinde gelişebilecek COVID-19 hastalığının belirtilerini bilmeleri, farkındalıklarının yüksek olması oldukça önemlidir.

Belirti ve şikâyetler

Hastalık başlangıcında mevcut olan COVID-19’un belirti ve şikayetleri değişkenlik gösterebilir, ancak hastalığın seyri boyunca birçok COVID-19 hastası aşağıdaki belirtileri göstermiştir:

Ateş veya titreme (en sık görülen belirti ateş olup, ateş genellikle 38.00C’yi geçer)
Öksürük (ikinci en sık şikayet)
Nefes darlığı veya nefes almada güçlük
Yorgunluk
Kas veya vücut ağrıları (miyalji)
Baş ağrısı
Yeni ortaya çıkan tat veya koku kaybı (anosmi)
Boğaz ağrısı
Burun tıkanıklığı veya burun akıntısı (rinore)
Mide bulantısı ya da kusma
İshal

Yorgunluk, baş ağrısı ve kas ağrıları hastaneye kaldırılma durumu olmayan kişilerde en sık bildirilen semptomlar arasındadır. Boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı veya burun akıntısı da diğer belirgin semptomlar olabilir. Hastalık şikâyetleri, hastalığın ciddiyetine göre değişebilir. Nefes darlığının hastalığın şiddeti ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Nefes darlığı, COVID-19 ile hastaneye yatırılan kişilerde en önemli belirteçtir. Nefes darlığı hastaneye kaldırılanlarda, hafif hastalığı olanlara (hastaneye kaldırılmayan hastalar) göre daha yaygın olarak bildirilmektedir.  Yaşlı yetişkinler ve tıbbi ek hastalıkları olan kişilerde daha genç veya ek hastalıkları olmayanlara göre, hastalık sonrasında ateş ve solunum semptomları daha çok yaşanmaktadır.

    Diğer klinik tablolar

COVID-19’un değişik klinik tabloları da giderek artan sıklıkla görülmektedir. Birçok COVID-19 hastası, bazen ateş, alt solunum yolu belirti ve semptomları yaşamadan önce mide bulantısı, %19 dolayında kusma veya %24 dolayında ishal gibi gastrointestinal semptomlar gösterebilir. Bir çalışmada koku veya tat kaybının hastaların üçte birinde ve özellikle kadınlarda, orta yaş grubu hastalar arasında daha sık olarak görülmüştür. Yaklaşık %20 sıklıkla deri belirtileri de görülebilir. COVID-19 ile ilişkili en yaygın belirtiler makülopapüler döküntüler (%22), el ve ayak parmaklarında renksiz lezyonlar (%18) ve kurdeşen (%16)’dir. Ek olarak, COVID-19 tedavilerinde kullanılan bazı ilaçlar da deride yan etkilere neden olabilmektedir. Hastalık şiddeti ve COVID-19 deri semptomlarının zamanlaması belirsizdir. COVID-19 ile bulaş olmuş, ama hiç semptom göstermeyen (asemptomatik) ve henüz semptomatik olmayan (presemptomatik) hastalarda, SARS-CoV-2 ile infeksiyonu belgeleyen birçok çalışma vardır. Asemptomatik kişiler her zaman test edilmediğinden asemptomatik infeksiyon prevalansı ve presemptomatik infeksiyonun tespiti henüz tam olarak anlaşılamamıştır. SARS-CoV-2 için ters transkripsiyon-polimeraz zincir reaksiyonu (RT-PCR) testine ve serolojik çalışmalara dayanan mevcut veriler, asemptomatik enfeksiyonların yaygın olabileceğini, toplam enfeksiyon sayısının muhtemelen bildirilen vaka sayısından daha fazla olduğunu göstermektedir. Hastalarda semptomların başlangıcından önce akciğer görüntülemesinde anormallikler olabilir.

COVID-19 ile mücadelede başarıya ancak toplumun her ferdinin katkısıyla ulaşılabilir. COVID-19 belirtilerini gösteren hastaların hemen RT-PCR testi ile tanı çalışmalarını yaptırmaları, maskelerini takarak kendilerini izole etmeleri hastalık kontrolü için elzem olan yöntemlerdendir. COVID-19 mücadelesi ancak birlikte ve özveriyle, mücadele ile kazanılacaktır.”

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.