Site Rengi

DOLAR 7,4377
EURO 8,9894
ALTIN 410,60
BIST 1.531
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Eskişehir 12°C
Az Bulutlu
Eskişehir
12°C
Az Bulutlu
Cum 18°C
Cts 16°C
Paz 10°C
Pts 10°C

Zihni Çalışkan’dan Büyükşehir’e Salvolar

Zihni Çalışkan’dan Büyükşehir’e Salvolar
22.02.2021
A+
A-

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Av. Zihni Çalışkan, Eskişehir Tv’nin canlı yayın konuğu oldu.
Çalışkan, yaptığı açıklamalarla Eskişehir gündemini değerlendirdi.

Çalışkan, öncelikle kongrede oluşan yeni yönetimle ilgili olarak ‘olumlu dönüşler aldıklarını’ söyleyerek; “Her kesime hitap eden güçlü bir yönetim olduğunu görüyoruz. Hamd olsun, tüm arkadaşlarımızla beraber 2023’e, 2071 hedeflerine birlikte yürüyeceğiz” dedi.

Yeni açılan Millet Bahçesi’ne de değinen Çalışkan: “Millet Bahçesi ismi, Eskişehir’den çıktı. Eskişehir bu anlamda bunun için kıymetli. Milletin bahçesi, Nabi Hoca’mızın da fikir babası olarak değerlendirdiğimiz bir nokta. Belki Türk Dünyası Millet Bahçesi niteliğinde anılabilecek çok güzel bir isim. Allah’ın izni ile hemen karşısında kütüphanenin açılmasıyla birlikte iki kıymetli eseri aynı anda açmış olacağız. Şu anda Nabi Hocamızın önderliğindeki Millet Bahçesi’nin açılması için son hazırlıklar yapılıyor. Umut ediyoruz; Cumhurbaşkanımızın katılımıyla Millet Bahçesi’ni önümüzdeki süreçte açarız. Fiîli kullanım başladı, ciddi bir memnûniyet var ama maalesef pandemi bizi zorluyor. Pandemi dışında olsa aynı Dede Korkut Parkı’nda olduğu gibi Millet Bahçesi de bizim için çok kıymetli…” Çalışkan, konuyla alâkalı olarak mevcut üç belediye başkanının, Millet Bahçesi dahil tüm projeleri durdurmak adına dava açtıklarını, engel olmak istediklerini söyledi. Sonrasında ise “ya dava açıyorlar ya da önlerine gidip tabela koyuyorlar” dedi.

URAYSİM Projesi’nin de tarım arazisi olarak gösterilerek engellenmeye çalışılması sorulması üzerine Çalışkan: “Gerek URAYSIM gerek diğer kamu yatırımlarında belediyeler tam bir CHP zihniyeti göstererek ‘yaptırmayız’ (diyorlar) . URAYSIM hem milyar tl bazında hem hızlı tren hes merkezi hem arge merkezi olarak bizim inşallah yakın zamanda mevcut yerinde haber yapmak suretiyle URAYSIM’ı hemşehrilerimize tanıtacağımız bir proje hâline dönüştüreceğiz. Kamu yatırımlarının engellenmesi, Eskişehir’e gelecek yatırımların önlenmesi maalesef bunların maharetle yaptıkları şeyler. O yüzden nerede bir yatırım var nerede bir güzel bir hizmet var, maalesef bu üç belediye bir olup dava açıyorlar. Halbuki kendileri hizmet üretmek yerine sosyal belediyeciliği ön plana çıkarmak suretiyle, şehrin önceliklerini kendi öncelikleriyle farklılaştırıyorlar, şehrin önceliklerini kaçırıyorlar. Bugün şehrimizde dar sokaklar, yamalı bohçaya dönmüş yollar… Artık insanlar yollardan kaynaklı araçlarında meydana gelen hasarları belediyeye dava açmak suretiyle yaptırıyorlar. Çünkü belediyeler ciddi anlamda bunda sorumlu. Bu üç belediyeler her şeyi ben yaparım, nasıl olsa oyalıyorum mantığıyla hareket ediyorlar. Halkımızın yapılmayan hizmetleri görmesi ve bu (yapılmayan) hizmete göre oy vermesi lâzım. Hizmet yerine algı siyaseti yönetenler, maalesef 21 yıldır bu şehri yönetiyorlar. Üzülerek söylüyorum:
Şehrimizi sadece ekonomik boyutuyla diğer şehirlerle kıyaslayarak ne kadar geride kaldığımızı göstermemiz lâzım. Bizim bu kadar kıymetli şehrimizin, bu kadar değer verdiğimiz Eskişehirspor’u olan, Anadolu Üniversitesi olan, TÜLOMSAŞ’ı olan, Şeker Fabrikası olan bu güzide şehrin, bunların yönettiği dönemde nüfûs kaybetmek suretiyle geleceğe dönük hem sosyal hem ekonomik hem şehirsel anlamdaki gerilemeye dönük ideolojik yapıları şehrimize zarar veriyor. Bizim şehrimizi büyütmemiz, birlikte büyümemiz lâzım. Ama bunlar Avrupa’dan kopyalayarak getirdikleri… Bakın nerede bir eser varsa birebir kopyadır. Avrupa’ya giden arkadaşlarımızın görecekleri o şehirden alınmış kötü kopyalardır. Halkımıza anlatacağız ama bize bilboard vermiyorlar, reklam tabelası vermiyorlar.” ifadelerini kullandı.
Abdullah Yeşilkaya’nın “Ama adalet istiyoruz’ diyenlere veriyorlar” demesi üzerine ise Çalışkan:
“Evet, HDP’nin geldiği gün de kaçarcasına, korkarcasına onları indiriyorlar… Niye korkuyorsunuz? Niye hemen söküyorsunuz? Bakın bunların adalet anlayışı, sosyal demorkat anlayışı bu! Bunların hiçbir şekilde buna dönük bir çabaları yok!”
Damacana krizinde, farkındalık oluşturmak amacıyla damacana krizini anlatmaya çalıştıkları için araç giydirdiklerinde Büyükerşen’in tutumunu da eleştiren Çalışkan: “Hiçbir şeye tahammülleri yok. O gün emniyet müdürünü aramış, zabıtayı aramış… Yav sen ülkeye mâlolmuş bir belediye başkanısın. Bizim yaptığımız Dede Korkut Parkı’nın gölgesinden araca bakıyor!  Ne işin var senin araçla! Niye, neyine bakıyorsun? Bir büyükşehir belediye başkanının en aciz durumda kaldığı resimdir o! Araca bakıyor, bakıyor… Araçta ne anlatılmaya çalışıyor… Hiç şunu yapmıyor: Ya araçta anlatılmak istenen benim görevim. Benim bir sorumluluğum var. Buraya gelmek yerine ESKİ tesislerine gideceğim, ESKİ’nin yönetim kurulunu toplayacağım, ESKİ’nin genel müdürüne: ‘Kardeşim, bu meseleyi neden çözmüyorsun? Senbu koltukta nasıl oturursun Ey ESKİ genel müdürü; bu iş çözülmeden sana bu koltukta oturmak haramdır, günahtır! Senin bu meseleyi çözmeden şehre girmemen lazım’ demesi gece-gündüz nerede yapılıyorsa bu işlem orada durması lazım.

“Ben olsam o kaçak villayı yıkarım!”
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Av. Zihni Çalışkan, sadece Eskişehir’in değil tüm Türkiye’nin gündemine oturan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Yılmaz Büyükerşen’in, eşi Seyhan Büyükerşen üzerinden ‘Resmî Evrakta Yalan Beyanda Bulunarak’ yaptırdığı kaçak villa için “Ben olsam o kaçak villayı yıkarım” açıklamasında bulundu. Çalışkan: “Biz belediyelerin yapmadığı hizmetleri her seferinde hemşehrilerimizle paylaşmaya devam edeceğiz. Belediyeler bize reklam ekranı vermeseler bile! Bakın bugün Tanıtım Medya başkanımız sosyal medya hesabında paylaştı. Efendim Biz diyoruz ki; “Son 2-3 aydır belediye başkanı olarak hizmetlerle gündeme gelmek yerine kaçak ev, kayıp araçlar, 63 tane otobüste yapılmadığı hâlde yapıldı gösterilen egzoz muayenesi işlemi gibi şeylerle gündeme gelmiş olmanızdan rahatsızız. Maalesef Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin özellikle, hatta bazı bürokrat arkadaşların yarım temel atmalarla gündeme gelmesi bu şehir için utanç kaynağı ya!”

Abdullah Yeşilkaya’nın ’92 otobüs ne oldu?’ sorusuna ise Çalışkan:
“Hep beraber bekliyoruz! Ben emniyet müdürümüzle de irtibatlıyım. Bu araçları herkes arıyor şimdi. Belediye de arıyor, biz de arıyoruz. Bu araçları muhtemelen hurdaya ayrılmıştır. Ayrılmıştır ama hurdaya ayırma işlemi bir prosedür işlemine girmemiştir. Bu araçları hurdaya m ayırdınız, hurdaya mı sattınız; hibe ettiniz, hibeye ilişkin meclis kararı mı alındı? Bunun bir sistematiği var. Sistematiği içerisinde daha önce trafik şube müdürü belirliyordu, şimdi noter belirliyor. Biliyorsunuz plakaları veriyorsunuz, biz bu araca çekme belgesi alacağız diyorsunuz. Çekme belgesinden sonra hurda olarak satabiliyorsunuz. Ya da daha küçük çaplı belediyelere hibe ediyorsunuz. Bunu bugün açıklaması gereken arkadaşlar; o koltukta oturanlardır. Çıkacaklar, bu araçlar şuradadır diyecekler… Sonra çıkacaklar 63 aracı tek tek egzoz muayenesini gösterecekler… Bunlar hatalı işlemler diyecekler. Hiçbir yerden ses yok! Belediyelerden de şehrin diğer dinamiklerinden de… Kamuoyunu aydınlatmak yerine sessiz sedasız bekliyorsunuz! Siyaseten AK Parti’nin hangi iyi icraati olsa; bunu engellemek için her türlü kameranın önüne çıkanlar, sivil toplum örgüleri, sendikalar… Bir bakıyoruz, hiç kimse ortalıkta yok! Bunların adalet anlayışı, demokrası anlayışı, eşitlik anlayışı tam da bu! Kendi siyasal, sosyal ve ideolojik yaşamlarına dokunan her şeyde aslan kesiliyorlar; ama tüm insanların kaderini etkileyen pek çok şeyde siyasi duruşlarından kaynaklı sus-puslar! O koltukları bırakmaları lâzım! Malum siyasete bu kadar sevdalılar; hodri meydan! Ey oda başkanları, ey dernek başkanları, ey sendika başkanları, ey sivil toplum örgütleri; hadi buyurun, hodri meydan!”

Belediye başkanlarına “Yapamıyorsunuz, bırakın artık!” diye seslenen Çalışkan: “Bu şehri ziyan ediyorsunuz, bu şehre yazık ediyorsunuz!” ifadelerini kullandı.
Yeşilkaya’nın trafik ve yolların durumunu hatırlatması üzerine Çalışkan:
“Trafiği, ulaşımın master planı saatlerce konuşacağımız konular… RTramvay yoluna bir çıkıyor, biraz gidiyorlar. Bakıyorlar, bir mahalleye giriyorlar ve diyorlar ki:
“Ya biz size çok oy verdik!” Mahalleye geliyor tramvay, sonra bi bakıyorsunuz ;şehrin ticari aksının, esnafın en çok kullandığı yolların içerisinden (tramvay) geçiyor. Bunlarım yol açmak, yeni arter açmak, trafiği rahatlatmak gibi bir dertleri yok! Bunlar şehrin altından, üstünden geçecek alt geçit, üst geçit yapmazlar. Şehirde ne kadar alt – üst geçit görüyorsanız hepsini AK Parti milletvekili yaptı. Bunların yaptığı bi’tane geçit var; onu kendiliklerinden yapmadılar. Yaptırttılar! “Bu geçidi yapacaksınız, öyle getireceğiz aracı ya da biz buraya araç getirmeyeceğiz” dendi, zorla yaptırdılar.  Bunlar ne battı-çıktı, ne alt-üst geçti yaptılar! Bunlar yaya üst geçidi yapmaktan bile imtina ediyorlar!”

Çalışkan daha sonra: “Bu şehir öyle kıymetli bir şehir ki! Suyuyla, toprağıyla, havasıyla… Her türlü kıymetli… En emniyetli şehir diyorlar değil mi? Herkes kendi penceresinden bakıyor. Ya mevcut belediye başkanının emniyete ilişkin bir görevi mi var, yok. Ama buna rağmen emniyetli şehir olmasında zerre kadar katkısı varsa eyvallah. Bizim güvenlik güçlerimizin sorumluluk alanlarını bile kendilerini yaptığı bir eylemmiş gibi veriyorlar…” Yeşilkaya’nın, ‘Barlar Sokağı’nda sürekli polis beklediğini ve sürekli olay olduğunu söylemesi üzerine Çalışkan: “Kötü örnekler bizim uzak durmamız gereken örnekler… Barlar sokağı… Bir bakıyorsunuz daha önce Tepebaşı’nın Barlar sokağı aşkına Odunpazarı Belediyesi aynı aşkla devam ediyor. Madem bu kadar çok istiyorsunuz, insanları rahatsız etmediğini düşünüyorsunuz; kendi evinizin altından başlayın.
(…) Mevcut belediye başkanları diyor ki:
Şehir hep küçük kalsın. Şehirde hep ben kazanayım. Bu şehir büyümesin. Şehirde istihdam alanları oluşturulmasın. Bugün bakıyoruz; belediye başkanı 2000’li yıllıarın başında, Baksan’daki bir alanı ısıtıp yeni bir şeymiş gibi sunuyor. Ya mübârek insan! 20 yıl öncesinin planıydı be! Dönüştürüyormuş! N’apıyorsun dönüştürüyorsun da, söyler misin? Dönüşüm nasıl olur biliyor musunuz? Karapınar’daki gibi olur! İnsanlarla davulla zurnayla yıkarsınız, sonra ev yaparsınız! Bir tane ev dönüştürdünüz mü? Mesela Gündoğdu 1, Mihalıççık caddesi. 90 dönümlük yer. Neredesiniz ya, ne zaman dönüştüreceksiniz ? Seçim geliyor. Ha seçime 6 ay kala bir yerlere yine kazma vurursunuz! Yeni tramvay yolları… Şeker fabrikasının orası, Tunalı, Sultandere… Ne zaman açacaksınız bu tramvay yollarını ya! Yazık ya! Bu şehrin güzelliğini heba etmeyin. O bölgelerden bir daha yeni yatırımlar, yeni yollar geçirilmesi mümkün değil! Kırk defa düşünün, bir defa yapın. Yazıktır. Bazı belediye başkanlarına eleştiri bile yapamıyoruz. Neylerini eleştireceğiz ya? Hangi hizmetleri sundular da eleştireceğiz? Çalışkan daha sonra ise: “Eski belediye bakım garajında rivayete göre 11 milyon ya da 18 milyon çöpe atıldı. Bu Eskişehirli vatandaşlarımızın cebinden çıkmış milli servet! Bunun hesabını eninde sonunda soracağız. Bazen üzülerek öğreniyorum; belediye personelinin paralarını ödeyemeyecek derecede borç içindeler. Bakın yine söylüyorum; bu şehir bizim kıymetlimiz. Sizin verdiğiniz kıymetle eşdeğer değil. Biz daha kıymetli buluyoruz! Ama siz hizmet üretirken; hemşerilerimizin kıymetine özdeş hizmet üretmiyorsunuz! Sadece seçim kazanmak için algıyla hizmet üretiyorsunuz!”

Sorularına ve açıklamalarına devam eden Çalışkan: “20 yıldır Baksan’da bir arpa boyu ilerleme olmadı. Mevcut belediyeler, Kentsel Dönüşüm Projesi olarak bir tane ev bile dönüştüremedi. Bazı toprak yollara, patikalara vatandaşların kullanımından dolayı asfalt dökmek zorunda kaldılar. Yaptıkları bir tane bağlantı yolu yok. Şehrin bulvarlarını yapmıyorlar, açmıyorlar. Şehrin trafiğini rahatlatacak projeler üretmiyorlar.” ifadelerini kullandı.
Büyükerşen’in 22 yılda TÜLOMSAŞ’a 1 defa bile gitmediği, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesine 22 yılda 1 defa gittiği hatırlatılması üzerine de Çalışkan: “Belediye başkanımız geçmişte şehre bir deniz getirmişti. Şimdi bir de kaçak villa getirdi.  Tepebaşı Belediyesi’nin tanıdığı 30 gün süre doluyor. Tepebaşı Belediyesi’ne soruyoruz:
‘Ceza kestiniz. 30 gün doluyor artık. Yıkacağız demiştiniz’ diyen Başkan Çalışkan: “Yukarı Söğütönü’ndeki hemşehrilerimiz bunu konuşuyorlar” diyerek “Bir sürü ağacın dikildiği ve sonra araçların girip çıktığı ve peyzajının da bizzat belediye ekiplerinin yaptığı’ iddialarını gündeme getirdi. Büyükerşen’den bir açıklama yapmasını isteyen Başkan Çalışkan “Şehrimiz böyle kötü bir örnekle anılmamalı, üzülüyoruz” dedi. Kısaca süreci anlatan Çalışkan, ‘Yukarı Söğütönü sakinleri villanın nasıl yapıldığını söylüyorlar, ben utanıyorum söyleyemiyorum’ sözlerine yer verdi. Çalışkan: “Belediye başkanı, imar planları yapması gereken kişiyken şehir büyümesin diye imar planları yapmıyor. İmar planlarındaki tüm sorumluluğu, yetkiyi, ekonomik giderlerin karşılanma işlerini vs… Tepebaşı Belediyesi’ne verdi.” dedi.

Çalışkan, daha sonra şehrin içme suyuyla ilgili olarak sorulan “İçme suyundaki öneriniz sanki Büyükerşen’e bir can suyu oldu’ sorusuna ise: “Şehrimizi, hemşehrilerimizi Yılmaz Büyükerşen’in insafına bırakamayız.” diye cevap verdi ve Çifteler’den içme suyu getirme projelerini anlattı. “Hiçbir açıklama yapmıyorlar, kamuoyuyla hiçbir şeyi paylaşmıyorlar. Her şeyleri algı üzerine kurulu.” dedikten sonra da: “Belediye başkanının enerjisi yetmiyor olabilir. Oraya artık, basından sorumlu birini mi atarsınız, teknik başkan yardımcısı, genel sekreteri mi atarsınız; birisi çıksın, haftada bir gün bilgilendirme toplantısı yapsın ya! On beş günde bir, ayda bir yapsın, Allah rızası için yılda bir yapsın ya!” diyerek, Eskişehir’in yönetim, üretim, proje ve bilgilendirme, paylaşım alanında acı hâlinin tablosunu da çizmiş oldu. Çalışkan daha sonra Hayvanat Bahçesi için harcanan devasa paralar ve bahçe için getirilen hayvanların feci şekilde ölmelerini konu edinerek: “Yazık günah! Belediyenin kıt kaynalarını heba etmeyin! En kısa sürede hemşehrilerimize hizmete dönüşecek şekilde bir an önce başlayın ve bitirin. Yıllarca sürdürmeyin hizmetleri.” ifadelerini kullandı.
Başkan Çalışkan son olarak ‘sadece ben’ anlayışının değil, ‘biz, birlikte olmalıyız, partide ve şehirde herkese yer var, belediyelerde de herkese, her düşünceye yer olmalı. Belli siyasi algılarla vatandaşlarımızı zorlamamalı. El birliğiyle bu şehri geliştirmeye çalışmalıyız, diyerek sözlerine son verdi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.