Site Rengi

DOLAR 33,0413
EURO 35,9402
ALTIN 2.546,09
BIST 11.156,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Eskişehir 35°C
Parçalı Bulutlu
Eskişehir
35°C
Parçalı Bulutlu
Paz 34°C
Pts 33°C
Sal 30°C
Çar 31°C

Biz Kimiz, Önce bir bilelim !

23.04.2024
A+
A-

Birkaç gün önceydi sanırım bir meslektaşımız “AK Parti tartışmıyor, AK Parti dağılıyor” diye bir yazı kaleme almıştı. Ne oluyor bilmem ama ben şu kadarını söyleyerek başlayayım söze,Ben geçtiğimiz Genel seçim çalışmaları ile ihtiyaç duyulduğu üzere adeta arenaya inip gece gündüz çalışmaya başlamıştım.

Haberötesi ise AK parti kurulduğundan beri bu siyasi iradenin durduğu çizgiden zerrece şaşmadan devam eden bir haber ajansı.. Bildiğiniz üzere Edebiyatçı kimliğim hasebi ile Türkiye’nin her yerinde gönül bağım olan bir kitlem var. Benim işim kalemin kelamını konuşturmak.. Ve bir çok Edebiyatçı siyasi iradesini paylaşmaktan imtina ederken ben yüksek sesle bu durumu ifade etmekten asla geri durmadım.

“Benim Davam, benim çizgim o kadar hak ki,Ben bunu gizli tutamam” diye düşündüm.Hala aynı çizgideyim.. Ama gelin görün ki,Benim/bizim dediğimiz Davanın mütemadiyen sırtinın sıvazlanmasını isteyen teşkilat harikaları

siz bizdensiniz ya hani,

Madem öyle bizi eleştirmeyin” dediler.

Hatta ” hem biz sizi muhatap almayalım ama siz bizi yine de eleştirmeyin, çünkü siz bizdensiniz” dediler. Komediye bakın..

Sanki BİM de kasiyeriz, Mahalle arasında kuaförüz. Yahu biz Gazeteciyiz.Muhatap alırsanız eleştirileri niye yazalım..Ama almazsanız da işimizi tabiki yaparız..

Ve sadece işimizi yaptiğimiz için uğramadığımız hakaret kalmadı.

Hiçbir zeminde sulhu sağlayamadık..  Söyleşimize davet ettik,

Gelmeyi bırak, “Hiç de gidemem, çağırın gelsin partiye bir kahve ikram ederiz olur biter” dediler. Ama biz davete nasıl icabet edilir yakın geçmişte kendilerine gösterdik. Herkes kendine yakışanı yaptı.

Bırakın mahcup olmayı,

Onu sosyal medyada eklemeyin, onunla aynı kareye girmeyin diye kulaktan kulağa söylediler.

O kadar kontrolden çıktılar ki,

Utanmaz bir şipşakcı bayan Medya sorumlusu ciğer restaurantında geze geze ciğerimize paha biçer oldu..Niye gerektiğinde Gazetede eleştiriyoruz diye.

Yılmadık…Abdestimizden şüphemiz yoktu ki namazımızdan olsun..

Elhamdülillah yüzümüzü kızartacak, başımızı öne eğecek en ufak hatamız gafletimiz olmadıği için hakkı savunup hakikati yazmaktan geri durmadık.

Ben bir Edebiyatçıyım evet.

Herkes uyurken ben kafa yormam yürek yorar kitaplarımı yazarım.

Dergilere yazılar yazarım,

Sosyal medyayı da şurada şununla gezdim şunu yedim diye paylaşımlar yapmak için kullanmam.

Ajandamdır sosyal medya hesaplarım.

Değil tiktokçu bir echelin hiç kimsenin aynı kareye girmekten imtina edeceği,

Selamını alsam gurur duyacağı başarılara imza atmış bir kadınım.

Kimseden iş de istemem, aş da istemem. Zerrece beklentim Eyvallahım da yok.

Genel seçimlerden bu yana,Yerel seçim sonuna kadar benim dediğim siyasi irademi her türlü zeminde tereddütsüz savunmak ile birlikte işimi bizzat layıkı ile yerine getirdim.

En uzak ilçelerde soğuk demedim, yağmur demedim, hastayım demedim.

Evet bu benim işim ama daha çok benim Davam dedim.

Bizzat tanıyanlar,

“Aaaa hiç bize anlatıldığı gibi biri değilmişsiniz yaa” diyerek vaktiyle birilerinin maksatlı zanlarının kurbanı olduklarını anladılar helâllik aldılar.

Ama gelin görün ki acı olan ne biliyor musunuz?

Bizim dediğimiz mahallenin bizim siyasi irademizi temsil edenleri,

Her kademesi,

Vekili, belediye başkani,il başkani, ilçe başkanları, vakıf başkanı, Dernek başkanı heeepsi, mevcutlar değil sadece gelmiş geçmiş hepsi,

Asla bizim cenahın basınına sahip çıkmıyorlar.

Bizi itibarsızlaştırıp,

varsa bir basın açıklaması özellikle karşı mahallenin basınını muhatap almayı tercih ediyorlar.

Hatırlarsanız çok uzağa gitmeyeceğim,

Mevcut CHP’li Belediye Başkanları seçim döneminde Basın mensuplarına kahvaltı verirken bizim cenahı özellikle davet bile etmiyorlardı.

Onlar sadece kendi basın mensuplarına titizlikle sahip çıkıyorlar..Bu hiç değişmez..

Müthiş takdir ediyorum bu tutumlarını..

Biz mi ?

Nebi Hatipoğlu’nun Kentsel dönüşüm ile alakalı Basın Toplantısı vardı biz tabiki oradaydık.

Ama aynı gün Ayşe ünlüce ile de Beylikova da karşılaştık.

Ben sadece merhaba diyerek hatır sorup çekildim.

Nebi beyin programlarına gelince adım adım arkasından takip edip basında yer verdiğimiz için,

Yaptığımız her haberlerin altına, her köşe yazısının altına, en doğal hakkımız olan eleştiri yazılarımıza  bile ;”Kaç paraya satıldınız, sizin fiyatınız ne?, maaşlarınız düzenli yatıyor maşallah” yazanlara o dönem edebimizden tek kelime etmedim ama buradan cevap vereyim.

Allah şahidimdir ispata açıktır.

Tek kuruş almadım.

Biz bizim dediğimiz bizim Davamızın baskanlarına Vekillerine Adaylarına bir şey söyleyeceksek biz söyleriz ama karşı mahalle bir şey diyecek olsa en öne dikilir savunuruz.

Muhatap almazlarsa işimizi yapar yazarız yine biz kötü oluruz..

Ama biz ne kadar gayret edersek edelim onlar karşı mahalleye şirin gözükmekten vazgeçmezler.

Biz kimiz ki?

Bizden olanların bile siz’leştirdiği zavallı muhafazakar Gazeteciler..

Çok özür diliyorum sayın Ünlüce, Neden sizinle Beylikova’da karşılaştığımda röportaj yapmadık ki,Çok özür dilerim sayın Melih Aydın,Neden sizinle de röportaj yapmadık acaba?

Ve daha niceleri…

Bizimkiler bizden çok sizinkilere sahip çıktı,

Bizden çok sizin tarafın Basınını dikkate aldı.

Bizden çok sizin tarafın Basınını ciddiye aldı..

Biz bunu yeni anladık..

Tamamen duygusal kısmını yanlış anladık..

Bizimki Has ve katıksız Duygusallıkmış.

Bizim inancımız cüzdanımıza değil iki göğsümüzün arasına sığmazken,

Bizden zannettiklerimiz bizi ayağının altında çiğnemiş biz bunu yeni anlamışız..

Acı olan şu ki,

Karşı mahallenin taşı kafamızı yarsa yadırgamıyoruz da,

Bizimkiler bize içeriden kurşun sıkıyor öleydik diyoruz.

El insaf…El Hak…

Ben miktarınca konuşurum yazarım,

Siz miktarınca anlarsınız,

O miktarınca yorumlar.

Söz ne benim söylediğimden ibaret,

Ne sizin anladığınızdan ibaret,

Ne de onun yorumladığından ibaret..

Suyumuz kabımız kadar içmesini bilene,

Gönlümüz leb-i Derya girip kalmasını bilene.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.