Yıllar önce deniz kıyısındaydım.
Teeee yıllar önce deniz kıyısındaydım.
Küçük bir çayocağı var.Orada çoğu zaman ekmek arası ayran tüketiyoruz!
Sahibiyle zaman içinde muhabbeti artırdık tabii ki.
Epey bi zaman sonra,sabah erkenden denize girdiğimi bildiği için ” abiiisi hadi İzmir’ e gidiyoruz”
Elli üç model şevrole.İyi bir bakımdan geçmiş.Hani içi iki oda bi salon sanki.
Belki de ilk kez biniyorum.
Neyse bir kaç saat sonra vardık oraya.
Gez, dolaş,epey bir vakit geçti.
Eee karnımız acıktı elbette.
Kuşadasına uğradık gelirken.
O gün pazarıymış.
Aaa baktım ,bu hangi tezgaha varsa,bir iki otlanıyor.Otlanıyor amiyane değil burada.Yeşilliklerden.
Sonra sıra zeytin, derken fındık fıstık,peynir derken çıktık pazardan.
” Abi ” dedi.” Kusura bakma ama, salaksın sen.Niye sende dalmadın?”
Sabah denize daldım ya ondandır dedim soğuk espri yaptım.
Olur mu hiç?

Adam resmen karnını doyurmak için girmiş pazara.
Geldiğimiz yerde o işyerine giderken ” abi akşama karşıdaki yata gel, balık ekmek yaparız”
Biraz dinlendikten sonra vardım yata.
Üç beş arkadaş.Hoş beş işte.
Bu yarım saat geçti.Derken biri ” abi Murtaza ile İzmir’ e gidiyordunuz sabahleyin”
Evet dedim doğru.
Sonra,”kesin senden bin lira ödünç almıştır”
Demedim, diyemedim.
Öyle ya.Ayıp olur şimdi.İnsanlık hali.Durumu iyi değildir belki diye düşündüm.
” Yok yok ” dedi bu kez” bilmez miyim be abi.Ekmek musaf çarpsın almıştır!”
Haydaaa adam resmen itiraf ettirecek bana.
Ardından da” Kuşadası’nda da pazara dalmıştır kesin.Bedavayı sever!”
Yok mok desemde o biliyor abiiisi!
Sonra muhabbet ondan açıldı.
Dedim ki,ya arkadaş bu kadar üstüne gitmeyin.Resmen gıybet bu.Ayıp olur.
Belki parası yoktur.Adamın ekmek teknesi bi çayocağı işte.
“Beş parası mı yoktur?”
Evet.
” Abisi bırak ekmek teknesini.Bu tekne yat onun.Ahanda kıyıda ki, çadırlar onun, jet skiler onun.Ayrıca iki çocuğunun da birer kocaman dükkanı var!”
Bırak şakayı deyince diğerleri hepsi birden” valla doğru!” Demezler mi?
Sonra onun bir iki şirketi, yüzlerce dönüm portakal bahçesi vs vs.Hepsi var.
Olabilir.Mirastır.Ya da çalışmış kazanmıştır.
Derken o geldi.Birlikte yedik içtik.
O ara bu” abi sağol buyur bin liranı” deyip parayı iade ederken diğerleri gülümsediler.
Sonra ona pazara uğradıklarını sordular.
O o kadar rahat ki” ehhh karnımızı doyurduk.Ama abimiz utandı, bırak almayı , tezgahın yanına sokulamadı.
Hepsi güldüler!
Haydaaaa utanmak burada gülmek mi?
Tabii muhabbet iyi ya.Baktım olacak gibi değil.
Boşver sok cebine o parayı!
” Niye abisi?”
Ya dedim senin gibi benim belki bin kat zengin birine ödünç para vermem bi onur!
Gene güldüler.
Abi herşeye gülüyorlar bunlar.
Muhabbet arttıkça diğerlerinin de benim gibi çulsuz olduğunu anladım.
Bi o kodaman içimizde.
Diğerleri ile kendime baktım.Bir de ona.
Hepimizin tişörtü şortu yepisyeni.
Bi onun ki eski ve kirli!
Dedim ki ona, eyvallah tamam durumun şahane.İyi de ben buraya geleli üç ay oldu.Sen aynı tişört ve şortla!
Yok mu yenisi?
” Olmaz mı” dedi diğerleri.
Çocuğunun tişört mağazası var!”
Haydaaaa, şaka gibi.
Sonra ona baktım.Göbek na bu kadar!
Diğerleri
” abisi bu böyle n:apacan?Para harcamayı sevmez ! Kazanmayı sever!”
Gene güldüler.
Belki ben mizahçı olduğumdan ayıp olmasın diye gülümsedim.
Bu hırsı anlayamamıştım.
O gün bitip ertesi gün çay ocağına vardım onun.
Onu sordum.
” Abi çok meşgul.Ancak iki saat sonra gelir” dediler.
Geldi.Epey sıcak eeee bir de şişman ya.İyice terlemiş.
Noldu dedim.
” Hiç sorma abi ” dedi.
” Başımı kaşıyacak vaktim yoktu bugün”
Niyekine deyince.
” Abisi” dedi,
” Tam beş bankaya uğradım.Faizlere baktım.Borsa vs.Biraz altın aldım”
Desene karnını da doyurmuştur bunlar.
” Yok be abi ” dedi.
” Şimdi Yaşar abi gelmiştir.O ekmek arası sucuk ayran söyler diye düşündüm!”
Dedikten sonra, garsona bağırdı.
” Abimden bi ekmek arası ayran.Abi senin de karnın açtır şimdi.Ona da aynısından.Yarım değil.Tam ekmek!”
Ehh yiyelim bari dedim.Ne de olsa kendimden!
Üstelik onun çay ocağı ve onun ekmek arası yapıp sattığı yerde, ona da ekmek arası ısmarlamak onurdu benim için.
Bu kez onur lafını demedim.
Çünkü gülecek diye korktum gene.
Birdenbire ben gülmeye başladım.Çünkü iki gündür gülen onlardı.Ben hiç gülmemiştim.Demek ki toptan güleceğim gelmişti!
O bana baktı.
” Neşen yerinde abi.Ne geldi aklına da güldün?”
Hiiiiiç dedim.Bir fıkra geldi.Deli fıkrası hem de,ona gülüyorum.
” Anlat abisi “deyince.
Yooook dedim.Şimdi gülersin filan.
Anlatmadım.
Haaa dedim bu ara bir berbere uğra.
” Abim gönderdi derim bak.Tanıdık mı ,Senden değil mi? Para vermem ona göre!”
Yok sadece hani başını kaşıyacak vaktim yok demişti ya.
Berber kaşısın esprisi yapacaktım ama onu da bana yükledi!
Bi kaç gün üstelesede anlatmadım ama fıkrayı.
Maddi olarak bi kaç kuruş kaybetsem de onu fıkra anlatıp manevi olarak rahatlatmak istemedim.
Kimbilir, belki bedava dinlemek istemez, para bile isterdi?
Fıkra gibi?
Yok yaşadıklarım.
Fıkra!