Site Rengi

DOLAR 8,7594
EURO 10,4069
ALTIN 499,17
BIST 1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Eskişehir 24°C
Gök Gürültülü
Eskişehir
24°C
Gök Gürültülü
Sal 26°C
Çar 28°C
Per 27°C
Cum 28°C

Milli İradeye İlk ”Darbe” 27 Mayıs

28.05.2021
A+
A-

12 Ağustos 1930
Mustafa Kemal, arkadaşı olan Ali Fethi Okyar’a Serbest Cumhuriyet Fırkası’ kurdurmuştu. 

Kurulma Sebepleri: 1929’da meydana gelen dünya ekonomik bunalımının Türkiye’yi de olumsuz etkilemesinden dolayı, mecliste bunalımlar meydana gelmiştir. Mustafa Kemal bu bunalımın Liberal görüşleri olan bir partinin kurulması ile aşılacağına inanmaktadır.

Devreye Ali Fethi Okyar Bey’i sokuyor.
Mustafa Kemal Atatürk, başkanı olduğu CHF ile SCF arasında tarafsız olacağına dair, Ali Fethi Okyar’a söz vermiştir.

Serbest cumhuriyet fırkasın teveccüh oluyor. Partiye üye olanların içinde Aydın eşrafından Adnan Menderes’te var…

Bir kaç ay sonra eski sistemi savunanların, SCF’de toplanması Ali Fethi Okyar’ı kuşkulandırdığı için; Ali Fethi Okyar, 17 Kasım 1930’da SCF’ yikapatıyor.

Başbakan, ALİ ADNAN ERTEKİN MENDERES

1899 aydın doğumlu..

Ankara Üniversitesi  Hukuk fakültesi mezunu..

Aslında bir toprak ağası Çakır beyli çiftliği çok ünlüdür... Yani ARİSOKRAT..Mustafa Kemal onu milletvekili olmak istiyor ve menderes CHF sından Aydın  milletvekili oluyor..

Atatürk’ün ölümünden sonra İnönü, CHP’nin başına geçince İnönü’nün bütün üretim araçlarını devletleştirme faaliyetlerine karşı çıktı. Menderes en sert çıkışını ise “çiftçiyi topraklandırma yasası” görüşülürken yaptı. Dörtlü takrir olayı ve parti içi muhalefetten dolayı 1945 yılında CHP’den ihraç edildi

Hâlbuki Celal Bayar, Adnan menderes CHP ‘liİnönü’nün milletvekilleriydi. Celal Bayar istiklal harbi arkadaşı (galip Hoca)sıydı. Atatürk’ün hakkın rahmetine kavuşmasından sonra İsmet İnönü’yü Cumhur reis olmasını isteyen adam..

Adnan Menderes ve Celal Bayar istiklal harbi madalyası taşıyordu.

Celal Bayar, Adnan Menderes, M. Fuad Köprülü ve Refik Koraltan Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu’na Türkiye’nin tam anlamıyla demokratikleşmesi ve çok partili sisteme geçmesi gibi istekleri içeren ve Türk demokrasi tarihine “dörtlü takrir” olarak geçen önergeyi vermiştir.

Önerge mevcut kanunların değiştirilmesine yol açacağı ve bu gibi tekliflerin görüşülme yerinin CHP Meclis Grubu olmayıp TBMM olduğu gerekçeleriyle reddedilmiştir. Bunun üzerine önergede imzası bulunanlardan Menderes ve Köprülü, bu kez mücadelelerini basın yoluyla kamuoyu nezdinde sürdürme kararı almış; demokrasi isteklerini CHP yönetimi tarafından “muhalif” olarak nitelendiren Vatan Gazetesi’nde kaleme aldıkları yazılarla ve yaptıkları açıklamalarla dile getirmeye başlamışlardır. Menderes ve Köprülü’nünVatan Gazetesi’nde çıkan yazıları, CHP yönetimini bir hayli rahatsız etmiştir. CHP idaresi tarafından Meclis toplantılarındaki hareket tarzları ve aldıkları tavır parti prensipleri ile örtüşmediği gerekçesiyle her iki isim hakkında da soruşturma açılmıştır.

Soruşturma sonucunda Menderes ve Köprülü’nün CHP’den ihraç edilmesine karar verilmiştir.

Yeni bir parti kuruluyor 7 OCAK 1946. Adı DEMOKRAT parti.1946 seçimlerine hemen katıldı ama maalesef tarihe yüz karası olarak geçen açık oy gizli tasnifle CHP tekrar iktidar oldu. 4 yıl muhalefette kaldı. Halkın sesine kulak verdiler. Toplumun, % 80’ i kırsal kesimde yaşıyordu ve ağırlıklı olarak tarım toplumuydu.

YETER SÖZ MİLLETİNDİR..

Seçim afişlerinde sadece bir el vardır ve yeter söz milletindir yazmaktadır. Adnan Menderes halk tarafından çok sevilmektedir. Gittiği her yerde çok kalabalıklar tarafından karşılanmaktadır.

14 Mayıs 1950’de yapılan seçimlerde 27 yıllık tek parti dönemini sona erdiren, Türkiye Cumhuriyeti‘nde çok partili seçimle iktidarı kazanmış. . 51 yaşında başbakan oldu.

Sırasıyla 1950, 1954 ve 1957 seçimlerini kazanmış ve 10 yıl boyunca (1950-1960) iktidar olmuştur.

 

YASSIADA KUKLA MAHKEMELERİ

Demokrat Parti 27 Mayıs 1960 tarihinde silahlı Kuvvetlerin içinde bir cunta tarafından yapılan darbe ile İktidardan uzaklaştırılmıştır. 29 Eylül 1960’ta kapatılmış yöneticileri Yassıada kukla mahkemelerinde yöneticiler yargılanmıştır. 61 yaşında yassı ada da, Hasan Polatkan, Fatin Rüştü zorlu idam edilişlerdir.

1960 Askeri Müdahalesi ile iktidardan düşürülmüş ve kapatılmıştır. Demokrat Parti’nin kısa adı DP‘dir

İlk siyasi cinayettir.

Askeri vesayetin ilk başlangıcı.

27 MAYIS 1960..

TSK da bir cunta hareketi. TSKnın politikanın içine gömüldüğü zamanlar. Cemal Madonoğlucuntası. İDEOLOG isim Doğan AVCIOĞLU  

Perde arkasında İnönü’nün CHP’si var.

Başa da Cemal AGA..hiç bir şeyden anlamayan biri. Eline yazıp veriyorlar..

Ekibin içinde Albay ALPSALAN TÜRKEŞ’ te var..

Kumpaslar, İftiralar

DP iktidarı dönemi siyasalcılar, hukukçular, tarihçiler tarafından çok eleştirilmiştir. Dönemindeki tahkikat komisyonları ise darbe gerekçesi olarak sunulmak istenmiştir..

Yaşı 75 ve üstü olanlar darbeyi yaşadıkları için bazı konuları bilirler. Ben babamdan, büyük eniştelerimden, dedemden, Ethem Ardadan defalarca dinlemişimdir..

Adnan Menderes kusurları vardı fakat idamı edilecek bir siyasi durum söz konusu değildi..

Türkiye’nin kayıp yılları.

1980’ lere kadar 27 Mayıs “HÜRRİYET VE ANAYASA BAYRAMI “olarak kutlanıyordu..Kutlamaları hep TSK planlıyordu. Ordu evlerinde abartılı resepsiyonlar verilirdi, milletin verdiği vergilerle şampanyalar patlatılıyordu…

Askerlerin yaptığı siyasal hayata en büyük kötülük darbeci-cuntacı geleneği ve politikayı TSK’nın içine sokmasıdır veya göz yummasıdır.

Entelektüel birikimi ve yüksek kurmay analiz yapma yeteneklerinden bazı Genelkurmay başkanlarının yoksun olmasıdır.

****

Menderes Eskişehir’de şeker fabrikası düğün salonunda toplantı yapıyor ve diyor ki?  Seçime gidiyoruz. Yolumuz seçim yoludur… 
Menderes, Eskişehir’de Anadolu Ajansı muhabirine demeç verdi:
– Seçim, seçim, seçim… Tek yol seçim.
27 Mayıs 1960… Askeri darbe.
Ağzı olan bilmeden konuşuyor:
– Menderes erken seçime gitseydi darbe olmazdı.
Geçiniz efendim..milelt bu nu artık yemiyor..Seçim olsa idi yine darbe yapılacaktı… Darbeye giden yolun taşları çok önceden döşenmeye başlanmıştı.
Ordu içindeki cuntalar… Siyasetçiler, profesörler, aydınlar. Darbe çığırtkanlığı yapmadı mı?

Unuttunuz mu bunları?
Mesela İlker Başbuğ’un yazdığı kitapta, DP hükümeti erken seçim alsaydı darbe olmazdı savı tamamen yanlıştır ve Adnan Menderes erken seçim kararı da almıştır.

Eskişehir de kaynıyor. İftiralar almış başını gidiyor. Muhalefetin örgütlediği gençler el altından ilan dağıtıyor.

Gençler iğneli fıçılarda öldürülüyor. Menderes uçak dolu altınla kaçacakmış..

Milli Birlik Komitesi‘nin, darbeden 1 hafta sonra yayınladığı tebliğ… 

3 Haziran 1960.
“Gençlerin gizli yerlere gömüldüğü, ıssız yerlerdeki kuyulara atıldığı, bir kısmının buzdolaplarına konulduğu, bir kısmının hayvan yemi yapılan makinelerde kıyılarak toz haline getirildiği hakkında korkunç haberler alınmaktadır.”

İftiralarda sınır tanımıyor. Uydur uydur söyle.

Bu gelenek 12 Mart,12 Eylül,28 Şubat’ı ve 15 Temmuzu getirmiştir. Bütün darbeler NATO+ Gladyo menşelidir.

DEMOKRASİMİZİ YAYGINLAŞTIRAMADIK..

Maalesef demokratik kültürü gelişmeyen, demokrasi de neymiş diyen, demokrasiyi yaşam biçimi olarak görmeyen, hak ve hukuk tanımayan ülkelerde darbe heveslileri sağdan da soldan da, dinci tacirlerinde, onların politik uzantılarının da kısacası her taraftan yapılma ihtimali vardır.

Çok partili siyasal yaşama geçtikten sonra yaklaşık 123 tane parti kurulmuş bir o kadar da kapanmış.

Siyaset çok pahalı bir iş. İnsan gücü kaynakları çok nitelikli olmalı..

Demokratik, ya da sandık demokrasisinin yürürlükte olduğu yarı demokratik ülkelerde seçilmiş hükümeti, iktidarı, parlamentoyu güç kullanarak, demokratik olmayan biçimde değiştirmeye yönelik her hamle siyasî darbedir.

İktidara demokratik yollardan ulaşamayacaklarını bilen tepeden inmeciler kalkışırlar.

Darbeye; ellerinden kaçan iktidarı geri almak isteyen veya iktidarlarının elden gitmekte olduğunu “çıkar+ rantnizamın bekçileri iktidarı vermemek için her türlü numarayı siyasal görünüm altında maskeleyerek yaparlar.

Kimse alınıp gocunmasın ama Türkiye’nin tarihsel-toplumsal özellikleri, tepeden inmeciilerleme geleneği, devlet korkusu, kutsal devlet anlayışını suç örgütleri ile pekiştirilerek mafya ekonomisinin finase ettiği politik arena ve tapınmacı darbe severlik mikrobunun yaygınlaşmasını kolaylaştırmıştır.

Darbe benim mahalleme karşı yapılırsa kötü, karşı takıma yapılırsa iyi (haklı) zihniyeti, sağlı-sollu-ulusalcı “zinde güçler”Susurluk+ gladyo+narko+ mafya+ terör örgütleri” iş birlikleri ile,bunca kötü deneyime rağmen hâlâ varlığını kasetlerle, video gösterileri ile, çökme ve çökertme faaliyetleri ile, “pensilvanya da özel koruma alanlarında varlığını sürdürmektedir.

Böylece darbe karşıtlığı bayrağı siyasî darbecilerin elinden alınmış ve onlara söz bırakılmamış olur.

Darbenin panzehri demokratik hukuk düzenidir. Demokrasidir. İnsan haklarına saygıdır. İnsan haklarının hukuk güvencesi altında olmalıdır..Şeffaf ve denetlenebilir sistemdir.

Muhalefetin var olmasıdır ve muhalif düşünceler nedeniyle yurttaşların düşüncelerinden dolayı tutuklanmamasıdır.

Yaşam hakkının devletin teminatı altında olmasıdır. Seçimlerin hilesiz,  açık şeffaf denetlenebilir bir şekilde olması ve yurttaş verdiği “oy” dan asla endişe etmemelidir, Hiçbir şey olmasa bile bir şeyler olmuştur zannına kapılmamalı veya “atı alan Üsküdar’ı geçmiş” dememelidir.

DEMEOKRASİ hiçbir şekilde hesap vermemekten kaçmamaktır..

Darbe sadece silahlı bürokrasi tarafından yapılmaz. Ekonomik darbe, Polis darbesi de vardır. Hâkim, savcı darbesi de vardır. Bunları yaşayarak gördük.

Darbe sever o kadar çok kesim var ki bu işin sulandırılmasından korkuyorum.

Ne demişler, ”Boş mideye su içersen karın ağrısı yapar..

DEMOKRASİ Hesap verilebilirliktir. Seçimle gelen, seçimle gider. Seçimle gelen seçimle gitmeme düşüncesi varsa veya “OHAL” gibi numaralara başvurup seçimlerden kaçınılırsa veya seçimler üzerinde şaibe oluşturursa bu bir darbedir..

Kanserojen etkili, her türlü politik hastalıklara açık olan sistemlerde kolay, kolay DEMOKRASİ” kurulamaz..

Bunu yaşayarak gördük..

İşimiz çok zor!..

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.